| 1 |
Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı? |
/content/ayah/audio/hudhaify/094001.mp3
|
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ |
| 2 |
Senden yükünü indirmedik mi? |
/content/ayah/audio/hudhaify/094002.mp3
|
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ |
| 3 |
O senin sırtını ezen yükü. |
/content/ayah/audio/hudhaify/094003.mp3
|
الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ |
| 4 |
Senin şanını yüceltmedik mi? |
/content/ayah/audio/hudhaify/094004.mp3
|
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ |
| 5 |
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. |
/content/ayah/audio/hudhaify/094005.mp3
|
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا |
| 6 |
Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. |
/content/ayah/audio/hudhaify/094006.mp3
|
إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا |
| 7 |
O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul. |
/content/ayah/audio/hudhaify/094007.mp3
|
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ |
| 8 |
Ancak Rabbine yönel. |
/content/ayah/audio/hudhaify/094008.mp3
|
وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ |