Al-Inshiqaq

Change Language
Change Surah
Change Recitation

Turkish: Yasar Nuri Ozturk

Play All
# Translation Ayah
1 Gök yarılıp parçalandığı, إِذَا السَّمَاء انشَقَّتْ
2 Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman! وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
3 Ve yer uzatıldığı, وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ
4 Ve içindekini atıp boşaldığı, وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ
5 Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman! وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
6 Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın! يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
7 O zaman kitabı sağdan verilen, فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ
8 Kolay bir hesapla hesaba çekilecek, فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
9 Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا
10 Kitabı arka tarafından verilen, وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ
11 Bir ölüm çağıracak, فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا
12 Ve korkunç ateşe girecektir. وَيَصْلَى سَعِيرًا
13 O, ailesi içinde sevinçli idi. إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا
14 Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı. إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
15 Hayır! Rabbi onu iyice görmekteydi. بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
16 İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına, فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ
17 Geceye ve derlediğine, وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ
18 Toparlandığı zaman Ay'a, وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ
19 Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz. لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
20 Peki onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?! فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
21 Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar. وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ
22 Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar. بَلِ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ
23 Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor. وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
24 O halde, onlara acıklı bir azap muştula! فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
25 İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır. إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
;