Al-Inshiqaq

Change Language
Change Surah
Change Recitation

Turkish: Suleyman Ates

Play All
# Translation Ayah
1 Gök yarıldığı, إِذَا السَّمَاء انشَقَّتْ
2 Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman! وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
3 Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı, وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ
4 İçindekileri dışarı atıp boşaldığı, وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ
5 Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman! وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ
6 Ey insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın. يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
7 (O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse: فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ
8 O, kolay bir hesaba çekilecek, فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا
9 Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا
10 Kimin Kitabı arka tarafından verilirse. وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ
11 O, ölümü çağıracak, فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا
12 Ve alevli ateşe girecektir. وَيَصْلَى سَعِيرًا
13 Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi. إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا
14 O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı. إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
15 Hayır, Rabbi O'nu görmekte idi. بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا
16 Yoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına, فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ
17 Geceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere, وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ
18 Değirmileşen aya, وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ
19 Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz! لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ
20 Onların nesi var ki inanmıyorlar? فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
21 Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar? وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ
22 Tersine o nankörler yalanlıyorlar. بَلِ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ
23 Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor. وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ
24 Onlara acı bir azabı müjdele. فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
25 Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır. إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
;